edebî podcast #1 Fatih Baha Aydın

Blog yazarı Evren Soyuçok tarafından hazırlanan Türkiye’nin özgün içeriğe ve ilk kez denenen formata sahip ilk edebiyat podcasti olma özelliği taşıyan edebî podcastin 1. bölümü yayımlandı. Yazar Fatih Baha Aydın‘ın konuk olduğu podcastte İnci Aral, Vladimir Nabokov ve Nurullah Ataç’ın edebiyata dair görüşleri ele alınırken, Mario Levi’nin edebiyatla ilgili bir sorusuna cevap aranıyor.

Podcastin ilk bölümünde Soyuçok, usta edebiyatçıların şu görüşlerini aktardı ve Fatih Baha Aydın‘dan bu görüşlerle ilgili düşüncelerini dile getirmesini istedi:

İnci Aral: Bugün Türkiye’de çok yayınevi var ve her türden yüksek sayıda kitap basılıyor. Bu ölçüde hareket ve canlılık olumludur. Ancak kitap piyasasının aşırı derecede ticarileşmiş olması nitelik kaybına neden oluyor. Edebî kaygılar ikinci plana düşmüş görünüyor. İyi edebiyat gürültü patırtı içinde boğuluyor. (…) Hem yerli hem yabancı çok satacak kitap önemseniyor ve bu edebiyata da yansıyor. Niteliksiz kitaplar edebiyat diye sunulup reklam gücüyle binlerce okur bulabiliyor.

(Yaşayan Edebiyat 1, s.123)

Nurullah Ataç: Yarım kalmış, olgunlaşmamış yapıtlar vermek işimize geliyor, kendi suçumuzu kalabalığa, kamuya, çoğunluğa yüklemeğe kalkışıyoruz. Çoğunluk bizden ne polis romanı istiyor ne de bir şey… Çoğunluk, gerçek çoğunluk ilgilenmiyor bize, bizden haberi yok. Biz kendi kendimize küçük bir okurlar bölüğü kurmuşuz, yalanlarımızı sunmuşuz o okurlar bölüğüne, “ruh okşamak” gibi, “şaheser” gibi birtakım ne olduğu belirsiz tilciklere boyamışız onların gözünü sonra da düzmece aydınlar acununda kurulmağa kalkmışız.

(Okuruma Mektuplar – Prospero ile Caliban, s.208, Yapı Kredi Yayınları)

Vladimir Nabokov: Kendimizi aldatmayalım; unutmayın ki edebiyatın hiçbir pratik değeri yoktur, meğer ki çok kuraldışı bir durum söz konusu olsun da adamın biri kalkıp, onca meslek dururken, ‘edebiyat profesörü olacağım’ diye tuttursun.

(Edebiyat Dersleri, Ada Yayınları, s.5)

edebî podcastin ikinci yarısında Evren Soyuçok, Fatih Baha Aydın’a Buket Uzuner, Semih Gümüş ve Mario Levi’den hangisinin sorusunu cevaplamak istediğini sordu. Mario Levi’yi seçen Aydın’a Mario Levi’nin Yaşayan Edebiyat adlı çalışmada yer alan söyleşisinden şu alıntı sorusu yöneltildi:

Mario Levi: Yazarlar aşklarında da hep gerçektekinden çok farklı hatta sadece hayallerinde doğurdukları ve büyüttükleri bir hikâye mi yaşarlar? Dahası aşklarını bile, günü geldiğinde yazmayı umdukları bir hikâye için mi yaşarlar?

(Yaşayan Edebiyat 2, s.102)

İki haftada bir yayımlanacak edebî podcastin 1. bölümünü aşağıdan dinleyebilirsiniz.

edebî Podcastin Bütün Bölümleri:

Listen to “Edebi Podcast” on Spreaker.

edebî podcaste konuk olmak için başvuru formu

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.