edebî Podcast #20 Jale Sancak

Blog yazarı Evren Soyuçok tarafından hazırlanan edebî podcastin 1. sezon final bölümü konuğu Yazar Jale Sancak. Bu bölümde Behçet Çelik, Nurullah Ataç ve Burhan Sönmez‘in edebiyata dair görüşleri masaya yatırılırken Semih Gümüş‘ün bir sorusuna cevap arandı.

edebî podcastin 20. bölümünde Jale Sancak, şu üç edebiyatçıdan yapılan alıntılarla ilgili kendi görüşlerini dile getirdi:

Behçet Çelik: Öyküyü tek bir tarzı ya da biçimi esas alarak tanımlamak mümkün değil, pek çok biçimlerde, çok farklı anlatım ve kurgularla öykü yazılabilir. (…) Nitekim günümüz öykücülüğünü yakından takip ettiğimizde, birbiriyle pek de ilgisi olmayan metinlerin “öykü” olarak tasnif edilerek yayımlandığını görmekteyiz. Bununla birlikte, kuşkusuz istisnaları olsa da, öykünün özünde “sıkıştırılmış” bir tür olduğunu söylemek çok yanlış olmayacaktır. (Notos Öykü 59, Ağustos-Eylül 2016, s. 28, Öykünün Gedikleri)

Burhan Sönmez: ...türler doğar, gelişir, ölür ve ölenlerden geriye klasikler kalır. (…) Çağımızda ise edebiyat türü olarak roman öne çıkıp başat hale geldi. Romantizmin, isyanın, umudun ve aşkın edebiyatını temsil eden şiir bile her kıtada geri çekildi. Romanın öne çıkması, modern hayatın insanlara yeterince boş zaman bırakmaması gerçeğiyle tuhaf biçimde çelişir. (…) zaman darlığı nedeniyle ancak kısa metinlerin insan hayatına girmesinin akla daha uygun olduğu söylenebilir. Öykü veya şiir gibi kısa sürede okunabilecek, nefeslenebilecek metinler. Oysa öyle olmadı. Goethe’nin “insanlığın evrensel mülkü” dediği şiirin yerini alan roman, yüzlerce sayfayı bulan hacmiyle, boş zamanı azalan insanların hayatında daha çok kabul gördü. (Notos Öykü 77, Ağustos-Eylül 2019, s. 25, Dünya Edebiyatı Umut mu İmkânsızlık mı?)

Nurullah Ataç: …hikâyecilerimizin çoğu özene bezene yazmıyorlar, deyişlerine bir çekidüzen vermeğe çalışmıyorlar. Bir konu buldular mı, çabuk çabuk, harıl harıl yazıveriyorlar. Bir de bakıyorsunuz, birtakım yersiz kullanılmış kelimelerle dolu bir yazı çıkıyor, karmakarışık, kolayca anlaşılmaz cümleler. Oysaki hikâyenin, kısa hikâyenin özenle, titizlikle yazılması gerektir. (…) …hikâyecinin, romancıdan çok, şair kadar, belki şairden de çok, yetkinlik (mükemmellik) gözetmesi gerektir. Bizim hikâyecilerimizin çoğunda bu kaygı yok… (Diyelim – Söz Arasında, “Bir Hikâyeci”, s. 107, Yapı Kredi Yay.)

Podcasti, iTunes Podcast‘ten de dinleyebilirsiniz.

Jale Sancak, edebî podcastin ikinci yarısında Semih Gümüş‘ün, Okumak ve Yazmak adlı eserinde gündeme getirdiği şu soruya cevap verdi:

Romanlarda yazarın dilediği gibi kullandığı uzun cümleler, kısa öykülerde de aynı özgürlükle kullanılabilir mi? (…) Sözgelimi romancının uzun cümlelerle oluşturduğu dilini, yazdığı kısa öykülerde aynıyla kullanması olası mıdır?

edebî Podcast’in tüm bölümlerini dinleyin:

#20 Jale Sancak edebî

Blog yazarı Evren Soyuçok tarafından hazırlanan edebî podcastin 20. bölümünün konuğu Yazar Jale Sancak. Bu bölümde Behçet Çelik, Nurullah Ataç ve Burhan Sönmez'in edebiyata dair görüşleri masaya yatırılırken Semih Gümüş'ün bir sorusuna cevap aranıyor. edebî podcastin bu bölümüne dair notlara https://edebi.blog/jale-sancak/ adresinden ulaşılabilir.edebî Podcast Erişim Kanalları:https://twitter.com/edebipodcast/https://www.instagram.com/edebiyayin/https://www.facebook.com/edebiblog/Telegram kanalı: https://t.me/edebiblogJale Sancak Hakkında:İstanbul'da 3 Aralık 1958'de doğan Jale Sancak, sekreterlik, düzeltmenlik, redaktörlük, desinatörlük yaptı. 1984'ten beri tekstil sektöründe modelist ve tasarımcı olarak çalışıyor. Resimle de uğraşan Sancak, 1985'te TRT İstanbul Radyosu'nda seslendirilen Yitik Sesler adlı oyunuyla yazarlık yaşamına adım attı. Öyküleri Argos, Adam Öykü ve Varlık'ta yayımlandı. 1998'de TRT'ye Ateşi Çalmak adlı TV programını hazırladı. Mırıl Mırıl Münevver adlı öyküsü TRT'ye TV filmi yapıldı. TRT radyolarında 20 kadar oyunu yayımlandı. Bu Gece Pera'da adlı öyküsü Fince'ye çevrildi. 2001 yılında Haldun Taner Öykü Ödülünü, 2014'te Duygu Asena Roman Ödülünü aldı. Yazarın yapıtları Almanca ve Bulgarca'ya çevrildi. Galapera Sanatevinin kurucusudur.Öykü kitapları: Belki Yarın (2016, Hep Kitap), Tanrı Kent (2020, İthaki), Lodosla Gelen (2020, İthaki)Romanları: Uyanan Güzel (2017, Hep Kitap), Fırtına Takvimi (2018, Hep Kitap)Antoloji: İstanbul Öyküleri Antolojisi (2009, İkaros)
  1. #20 Jale Sancak
  2. #19 Semih Gümüş
  3. #18 Hayriye Ünal
  4. #17 Murat K. Murat
  5. #16 Derya Atsan

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.